1. Ana Sayfa
  2. Tarih
  3. Osmanlı Devleti Devşirme Sistemi Nedir?

Osmanlı Devleti Devşirme Sistemi Nedir?

devşirme-sistemi
24

Devşirme sistemi Osmanlı Devleti’nden önce Roma İmparatorluğu, Bizans ve birçok İslam devletinde de yer almıştır. Devşirme sistemi Osmanlı Devleti’nde özellikle Rumeli, Balkanlar ve Karadeniz’in kuzeyinde ele geçirilen topraklarda, Hristiyan ailelerin yetenekli görülen çocuklarının, küçük yaşta alınarak devlet tarafından yeteneklerine göre sıkı bir eğitimden geçirilip üstün asker ve devlet yöneticisi olmak üzere yetiştirildikleri sistemin adıdır. Devşirme sisteminden önce Osmanlı Devleti’nde askerlik, şehitlik ve gazilik esas alınarak gönüllülük usulüne dayanmaktaydı. Fakat gerçekleştirilen fetihler neticesinde sınırların ciddi ölçüde genişlemesi, her an yeni bir düşman ile savaşa girebilme durumu ve uzun süren kuşatmalar için gerekli profesyonel ordu ihtiyacının karşılanması amaçlarıyla, devşirme sisteminin temelleri Sultan 1. Murat tarafından kurulmuştur.

İlk olarak pençik usulü adı ile bilinen ve giderek artan asker ihtiyacını karşılayabilmek adına Hristiyan savaş esirlerinin askerliğe elverişli olanlarından beşte biri seçilerek, Türk İslam terbiyesi ve askeri eğitim verilip orduda asker olarak görevlendirilmeleri ile kapıkulu ocaklarının temeli atılmıştır. Bu sistem 1402 yılında gerçekleşen Ankara Savaşı’na kadar başarı ile kullanılmış, fakat Ankara Savaşı sonrasında fetret devrine girilmesiyle fetihlerin durması sonucu, savaş esirlerinin de alınamamasıyla kapıkulu ordusunun acemi asker ihtiyaçları karşılanamaz duruma gelmiştir. Bu sebeple ordunun profesyonel asker ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına yeni arayışlara gidilmiştir.

Devşirme Sistemi Başlangıcı ve İşleyişi

Devşirme sistemi bilinen klasik hali ile ilk defa Osmanlı Devleti’nin fetret devrine son veren Çelebi Mehmet tarafından tesis edilip uygulanmıştır. Bu uygulama Sultan 2. Murat döneminde ise kanunlaşarak hem Balkanlar hem de Anadolu topraklarında uygulanması gerçekleştirilmiştir. Bu kanunlaşan devşirme sistemi uygulamasına göre fethedilen topraklardaki hristiyan ailelerin toplamından, çocuklarının beşte biri alınarak yeteneklerine göre sınıflandırılıp uygun devşirme ocağına verilirlerdi. Bu çocuklardan güçlü ve dövüşmeye yatkın olanları yeniçeri ocağına, zeki ve yetenekli iseler saraya alınıp enderunda devlet yöneticisi olmaları için yetiştirilirlerdi. Enderun mektebinde yetişen devşirme bürokratlar, devletin üst düzey yönetici ihtiyacını, yeniçeri ocağında yetişen askerler de devletin profesyonel ordu ihtiyacını karşılamaktaydı. Bu sistemle yetişmiş olan birçok devşirme üst düzey mevkilere, ordu komutanlıklarına, vezirliğe ve hatta sadrazamlığa kadar yükselebilmekteydiler.

Devşirme Sistemi

Devşirmelerin Seçimi

Devşirme çocukların seçiminde genellikle yaşların 5 ile 18 arasında olanları tercih edilmekle birlikte yaş ortalaması da genel olarak 15’di. Tek çocuklar, keller, fodullar, köseler, sığırtmaçlar, doğuştan sünnetliler ve aşırı uzun boylular tercih edilmezdi.Ailesi ölmüş çocuklar ise aile terbiyesinden yoksun olacakları düşüncesi ile tercih edilmezlerdi.

Devşirme sistemi için Arnavut, Rum, Sırp, Boşnak, Hırvat ve Bulgar ailelerin çocukları tercih edilir, Müslüman, Yahudi ve Gürcü ailelerin çocukları kesinlikle alınmazdı. Devşirme sistemi için seçilmiş olan çocuklar kafileler halinde başkente gönderilir ve sünnet edilip müslüman olurlardı. Bu çocuklar yeniçeri ağası tarafından teftiş edilmelerinin ardından Anadolu ve Rumeli’deki Müslüman-Türk ailelerin yanlarına verilip Türkçe ile Türk adet ve görenekleri ile İslamiyeti öğrenmeleri ve bu terbiye ile yetiştirilmeleri sağlanırdı. Bu ailelerin yanında görmüş oldukları eğitimin tamamlanmasının ardından, gönderilecek oldukları acemi ocaklarına sevkleri gerçekleştirilirdi. Kabiliyetlerine göre yetiştirilecek oldukları acemi ocağında acemi oğlan olarak eğitimlerine başlarlardı. Askeri kabiliyetleri çok yüksek olan çocuklar yeniçeri ocağı, diğer askeri yeteneğe sahip olanlar ise cebeci, topçu, lağımcı ve tersane görevlisi gibi kapıkulu ordusunun birimlerinde eğitilip hizmete alınırlardı.

Osmanlı Devleti’nde devşirmeler hiçbir suretle köle kabul edilmemişler, köle olarak görülmemişler ve asla bu şekilde muamele edilmemişlerdir. İslam hukuku itibari ile de zaten devşirmeler de müslüman oldukları için köle olmaları da yasaktı. Kimi görüşlere göre devşirme sitemine giriş, Hristiyan ailelerin de gönüllü oldukları bir durumdu. Aileler devşirme sistemi ile çocuklarının hayatlarını devlet garantisi altına alıyordu. Bu sebeple bir değil birden fazla çocuğunu vermek isteyen ailelerin de olduğu rivayet edilmektedir.

Devşirme Sistemi ile Yetişip Sadrazam Olanlar

Devşirme sistemi birçok üst düzey bürokratı devletin hizmetine kazandırmış, Osmanlı bürokrasisinin son derece başarılı olmasını sağlamıştır.Devşirme sistemi için seçilen çocuklardan zeki ve kabiliyet sahibi olanlar devletin bürokrat ihtiyacını karşılamak adına saraya gönderilip, burada bulunan Enderun mektebinde yoğun bir eğitime tabi tutulurlardı. Bu eğitimin ardından devlet kademelerinde göreve başlayıp çok üst düzey mevkilere kadar yükselebilme imkanlarına sahiptiler. Bunlardan sadrazamlık makamına yükselmiş olan isimlere örnek vermek gerekirse;

  1. Rum Mehmed Paşa,
  2. Veli Mahmud Paşa,
  3. Yunus Paşa,
  4. Rüstem Paşa,
  5. Sokullu Mehmet Paşa,
  6. Kuyucu Murad Paşa ,
  7. Pargalı İbrahim Paşa

sayılabilir. Ayrıca devşirme sisteminin yetiştirmiş olduğu en önemli isimlerden birisi de Osmanlı tarihinin en büyük mimarlarından olan Mimar Sinan‘dır. Mimar Sinan bir Anadolu devşirmesi olarak devşirme ocaklarına alınmıştır.

Devşirme sisteminin doğrudan doğruya bir Türkleştirme ve İslamlaştırma hareketi olarak görülmesi tamamen tutarsızdır. Bu sistem ilk olarak devletin asker ihtiyacından dolayı ortaya çıkmıştır. Eğer doğrudan doğruya Türkleştirme ve İslamlaştırma bir devlet politikası olarak güdülmüş olsaydı, devlet sınırları içerisinde bulunan nüfusun çok büyük çoğunluğunun İslam dinine mensup olmaları gerekirdi.


Yorum Yap

Yazar Hakkında

Başkent Üniversitesi İlk ve Acil Yardım bölümü mezunuyum.Boş zamanlarımda araştırma yapmak ve bunu paylaşmak en önemli hobimdir. "Gerçek bilgi,insanın ne kadar cahil olduğunu bilmesidir."

Yorum Yap