e
sv

Covid-19 Pandemisi

Covid 19 1
avatar

Bekir Ertuğrul

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen koronavirüs, ilk kez Çin’in Wuhan kentinde 20 Aralık 2019 tarihinden itibaren görülmeye başlamıştır. Bölgesel olarak birçok hastalığın çıkış yeri olarak da nitelendirilen Wuhan’da hayvan pazarlarının çokluğu bu virüsün yayılım gösterdiği yer olarak ifade edilmiştir. Başlangıçta ağır pnömoni (zatürre) benzeri belirtiler göstermiş ancak gün geçtikte artan vaka sayıları dikkati çektiğinden dolayı yapılan ileri incelemelerde kuşlarda ve memelilerde hastalık yapma özelliğine sahip SARS-CoV virüsüne yüzde 85 oranında benzerlik gösteren yeni bir Coronavirus (2019-nCoV) tanımlanmıştır. Daha sonra DSÖ tarafından 11 Şubat’ta koronavirüs kaynaklı hastalığa Covid-19 adı verilmiştir.

Hastalığın klinik belirtileri erken dönem ve ilerleyen dönem olarak iki şekilde görülmektedir. Erken dönemde nedeni belirsiz olarak görülen ateş yüksekliği, kuru öksürük, burun akıntısı olmaması ve göğüste sıkışma hissi görülürken ilerleyen dönemde ise ciddi solunum sıkıntısı ve öksürük kendini göstermektedir. Klinik belirtileri pnömoniye (zatürre) benzer belirtiler gösterse de vücuda verdiği zarar daha ağırdır. Özellikle akciğerin çoğu noktasında tutulum gösteren bu virüs oluşturduğu ödemle gaz değişimini bozarak şiddetli akut solunum yetmezliğine neden olmaktadır. Ayrıca hastalıkların birçoğunun akut böbrek yetmezliğine girerek çoklu organ yetmezliğinden kaybedildiği görülmektedir. Hastalığın kuluçka süresi ise 14 gündür.

Hastalık özellikle Covid-19’la daha önceden temas etmiş ve bulaştırma ihtimali yüksek olan kişilerin aksırma ya da hapşırmaları sonucunda ortama yayılan damlacıkların kişilerle direkt teması ya da ortamda bulunan cansız bir nesneye veya yüzeye temas sonucu ellerin ağza, buruna ya da göze sürülmesiyle bulaşmaktadır. Bu bakımdan kişilerin birbirleriyle en az 1 metre mesafe uzaklıkta bulunmaları, hasta bireylerin maske takması, tek kullanımlık kağıt havlu kullanmaları, kağıt havlu bulunmadığı durumda kolların iç yüzeyinin kullanılması önem arz etmektedir.

Koronavirüs İle Mücadele

Koronavirüsle mücadele kapsamında dünyanın birçok ülkesinde aşı ya da ilaç geliştirme faaliyetleri hızla devam etmektedir. Ülkeler kendi sağlık sisteminde ve bilim kurullarının önerileri doğrultusunda çeşitli farmakolojik ilaçları denemeye başlamışlardır. Bu ilaçların ne kadar yeterli olduğunu ise zaman gösterecektir. Aşının ise bulunmasının yıllar alacağı ifade edilmektedir.

Tüm bu gerçeklerden hareketle şuan dünyada Covid-19’la mücadele noktasında tüm bilim adamları sosyal izolasyon ve el yıkama noktasında ortak görüş bildirmektedir. Özellikle 65 yaş ve üzeri kronik hastalığı olan bireylerde mortalite oranı yüksek olduğu için bu bireylerin evlerinde kalmaları, yine gençlerinde bulaştırma ihtimallerinin yüksek olmasından dolayı zorunlu haller dışında evlerinden dışarı çıkmamaları gerekmektedir. Genç bireylerde herhangi bir hastalık hatta öldürücülüğü yok diye yapılan paylaşımlar doğru olmadığı görülmektedir. Nitekim hastalıktan Wuhan kentinde 3 yaşında bir lösemi hastası çocuğun yine İran’da 6 yaşında bir çocuğun hayatını kaybettiği unutulmamalıdır. Dışarı çıkışlarda sağlıklı bireylerin maske takmalarına ve eldiven giymeklerine gerek yoktur. Maskeyi hasta olan bireylerin takması gerekmektedir. Yanlış maske ve eldiven kullanımının bulaşmayı artıracağı ve virüslerin üremesine uygun zemin hazırlayacağı unutulmamalıdır.

İlk koronavirüs vakasının tespit edilmesinin ardından 4 aylık bir zaman diliminde dünyada hızla yayılım göstermiştir. Bugün (24.03.2020) itibariyle dünya genelinde koronavirüslü hasta kişi sayısı 381 bin ve buna bağlı 16.571 kişinin öldüğü tespit edilmiştir. Türkiye’de ise koronavirüslü hasta kişi sayısının 1529 ve buna bağlı 37 kişinin yaşamını kaybettiği ifade edilmiştir. Virüsün giderek etkisini arttırdığı bilinmekte olup ancak pik yapıp yapmadığı ve ne zaman azalacağı konusunda uzmanların çeşitli görüşleri bulunmaktadır.

Sağlık Ekiplerinin Rolü

Koronavirüsle mücadele noktasında en ön sıralarda sağlık personelleri yer almaktadır. Bu süreçte sağlık personellerine olan bulaşı en aza indirgeyebilmek için kişisel koruyucu ekipmanların temin edilmesi gerekmektedir. Sağlık Bakanlığının açıklamasında herhangi bir ekipman eksiğinin bulunmadığı ifade edilse de alanda çalışan birçok sağlık personeli kişisel koruyucu ekipman bulma noktasında problem yaşadıklarını ifade etmektedirler. Bu süreçte temin edilen ekipmanların yöneticiler tarafından çalışanlarına verilip verilmediği kontrol edilmeli, kişisel koruyucu ekipman üreten firmaların bir an önce ülkesi için üretime geçmesi gerekmektedir. Bilinmelidir ki bu bir savaştır ve bu savaşta herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

Unutulmamalıdır ki koronavirüsle mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığı ve onun bünyesinde görev yapan tüm sağlık personelleri üzerine düşeni yapmaktadır. Bu süreç sadece onların özverili çalışmalarıyla başarıya ulaşmayacaktır. Bu noktada temel görev halka düşmektedir. Bilim kurulunun önerileri doğrultusunda hareket etmek, başta sevdiklerimiz olmak üzere tüm bireyleri korumayı kendimize ilke edinmemiz gerekmektedir. Edinilebilecek en önemli ilke yeni vaka oluşumunu en aza indirgemektedir. Çünkü yeni vaka havuzunun her gün doldurulması ölümlerin ve sağlık sistemi içerisinde tedavi görenlerin sayısını artıracaktır. Giderek artan hasta sayısı ve ağırlaşan klinik tablolardan ülkemiz sağlık sisteminde mekanik ventilatör, yoğun bakım yatağı ve yoğun personeli ihtiyacını doğuracak en kötü senaryoyla yetişemez duruma getirebilecektir.

Yapılması Gerekenler

Tüm bunlardan hareketle ülke olarak;

  1. Gereksiz ve yanlış maske ile eldiven kullanımına son vermeli,
  2. Sosyal izolasyonu sağlamalı,
  3. Gereksiz hastane başvurularını azaltmalı,
  4. Kendisinde hastalık belirti ve bulgusunu gören bireylerin kişisel koruyucu ekipmanını giyerek sağlık kuruluşuna başvurmalı ve oradakileri uyarmalı,
  5. Yurt dışından gelişlerde hastalık belirtisi görülmese bile 14 gün kendisini karantinaya almalı,
  6. Karantinaya alınan kişiler yetkililerin kurallarına uymalı,
  7. Kişisel hijyene -özellikle kurallarına uygun el yıkamaya- dikkat edilmeli,
  8. El yıkamanın mümkün olmadığı yerlerde alkol içerikli el dezenfektanları kullanmalı,
  9. Tokalaşma ve sarılmadan kaçınmalı,toplu faaliyetlerde bulunmamalı,
  10. Yeterli ve dengeli beslenme sağlanmalı,
  11. Yeterli uyku ihtiyacı sağlanmalı,
  12. Evler,çalışma ofisleri vb. yerler sık sık havalandırılmalı

Bekir Ertuğrul

Başkent Üniversitesi – Öğretim Görevlisi


etiketlerETİKETLER

Sıradaki içerik:

Covid-19 Pandemisi