e
sv

Burdur Sagalassos Antik Kenti

Sagalassos ,Burdur Ağlasun'da birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve günümüze dek farklı eserler bırakmış bir kenttir.
Sagalassos
avatar

Irfan

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Sagalassos Antik Kenti ,Burdur Ağlasun’da birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve günümüze dek farklı eserler bırakmış bir kenttir.

Konumu

Burdur Sagalassos Antik Kenti Ağlasun ilçesi sınırları içinde,Ağlasun merkezinin 7 km kuzeyinde bulunur.Batı Toroslar’ın bir parçası olan Ağlasun Dağı’nın güney yamacında 1400-1700 metre yükseklikte; doğu-batı doğrultusunda yaklaşık 2.5 km,kuzey-güney doğrultusunda 1.5 km genişliğinde bir alana kurulmuştur.

Tarihçe

Sagalassos’ta insana ait ilk izler MÖ 10.000’e kadar dayanmaktadır.Yerleşik düzen ise MÖ 6500 ‘e aittir.Bu çıkarım döneme ait seramik eşyalarının varlığından kaynaklanmaktadır.

Ağlasun Vadisi’ndeki ilk tarımsal yerleşim MÖ 4000 yılındadır.Tarımsal yerleşimle birlikte insanların topraklarına sahip çıkması ve topraklarındaki kontrolü sağlaması bundan sonraki 1000 yıl içerinde oluştu.

Burdur Sagalassos Antik Kenti zaman içerisinde Hititler,Luviler,Miken Uygarlığı,Frigler,Lidyalılar ve Persler’in kontrolüne girer.Son olarak Luvi devletlerinden biri olan Pisidialılar bu bölgeye egemen oldular ve Hellenizm kültürünü burada yaşattılar.

Hellenizm Kültürü’nün Etkileri

Kaynaklara göre Sagalassos Antik Kenti ilk kez Büyük İskender tarafından MÖ 334 yılında kuşatılmıştır.Sagalassoslular kenti kurtarmaya çalışmışlarsa da başarılı olamamamışlardır.Büyük İskender’in ardından kent sırasıyla Alketas,Antigonos,Monophthalmos ve Lysimakhos tarafından yönetilmiştir.

MÖ 216-193 yılları arasında Seleukos Kralı III.Antioknos bölgesinin kontrolünü sağlamıştır fakat MÖ 190’da Roma ordularına yenilmiştir.Daha sonra MÖ 188’de yapılan Apameia barışıyla tüm Pisidia kentleri(Selge,Pednelissos, Adada, Tymbriada, Kremna, Pityassos, Amblada, Anabura, Sinda, Arrassos, Tarbassos ve Termessos) gibi Sagalassos da,Pergamon Krallığı egemenliğine girmiştir.

MÖ 133 yılında Pergamon Kralı III.Attolos ölünce vasiyeti gereği Pisidia bölgesinin de içinde bulunduğu Sagalassos kenti Roma’ya bırakılır.Pisidia bölgesi MÖ 122 yılında Kilikya Eyaleti içine alındı ve MÖ 39’a kadar bu eyalet sınırları içerisinde kaldı.Bu tarihten itibaren Roma İmparatorluğu’nun Galatya eyaletinin önemli kenti olmuştur.Bu durum kentin 3.yüzyıla kadar yoğun ekonomik faaliyette bulunmasını ve gelişmesini sağlamıştır.

Kentin Gelişimi

Araştırmalara göre Büyük İskender’in kente geldiği dönemde Sagalassos Pisidia’nın en büyük ve önemli kenti haline gelmiştir.Bu tarihten itibaren Hellenistik bir merkez haline gelen Sagalassos’ta,gümüş tetra Drahmi ve bronz sikke ile çanak-çömlek üretimi gelişmiştir.

Kent daha çok Yukarı Agora çevresinde gelişmiştir.Ayrıca bu dönemde (MÖ 3.yy.-MÖ 1.yy.) Çarşı,Bouleuterion,Dor Tapınağı ve Hellenistik Çeşme yapılmış önemli yapılardır.

Augustus döneminde “Pax Romana” -yani “Roma Barışı” adı verilen dönemde- gelen istikrar ile kent gerçek anlamda zenginleşmiştir.Roma birliklerinin hareketi için tasarlanan Via Sebaste(MÖ.6) gibi geniş,taşlı yollar ile ticaret gelişmiş;anıtsal yapılarla donatılmıştır.

Sagalassos’un gelişimi daha sonraki dönemde Julius-Claudius ailesi(MÖ.25-MÖ.65)ile devam etmiştir ve Likya-Pamphylia Eyaleti’ne bağlandığı dönem doruk noktasına ulaşmıştır.

Yukarı Agora’nın kuzeyine iki şeref anıtı,yine kuzeyine Heroonlar ile Apollo Klarios Tapınağı ve MS.1.yy. ortalarında da Stadion yapılır.Sonraki yüzyıl Aşağı Agora ve Yukarı Agora yeniden düzenlenir.Neon Kütüphanesi,Odeon,Macellum,Antoninus Pius Tapınağı,Dionysos Tapınağı,Roma Hamamı ve tiyatro inşa edilir.MS.4.yy. da İsaurialıların akınlarına karşı koruma duvarları inşa edilmiş,Dor Tapınağı bir gözetleme kulesini haline gelmiştir.

MS.5.yy.’da Hristiyanlığı artık benimsemiş olan kentte ihtiyaçlara uygun Bouleuterion binasına vaftiz yeri eklenir,kiliseler yapılır.

Hristiyanlaşma Süreci

Yıllarca süren Hellenizm ve Roma etkisi sonrası Sagalassos Hristiyanlığı benimsemiştir.Bu yaşayış,sanat,mimari gibi birçok alanda kendisini göstermiştir.Buna bağlı olarak uzun bir dönem ara verilen inşaat işleri MS 4.yüzyılda yeniden gelişme göstermiştir.MS 5.yüzyılda Hristiyanlaşma süreci iyice kendini göstermiştir.

Veba,Depremler ve Yıkım

Birinci ve yedinci yüzyıllarda meydana gelen depremler kenti fazlasıyla yıkıma uğratmıştır.Ayrıca MS 541-542 yılları arasında baş gösteren veba salgını kentteki nüfusun azalmasına ve ekonominin zayıflamasına neden olmuştur.

Tarih boyunca çeşitli uygarlıkların egemenliğine giren kent 13.yüzyılda Selçukluların egemenliğine girmiştir.Fazlasıyla zarar gören kentte İskender Tepesi’ndeki son Bizans Askeri Kalesi’nin de yıkılmasıyla tarihsel izler bir hayli azalmıştır.

Keşif ve Araştırmalar

Sagalassos’un Selçuklular tarafından alınmasından sonra kentteki nüfus şimdiki Ağlasun merkezinde yoğunlaşır.Terk edilmiş kentin harabelerini 1706 yılında 14.Louis tarafından görevlendirilmiş Paul Lucas ilk kez keşfetmiş ve belgelendirmiştir.Ancak burası hakkında kesin bir kanıya varılamıştır.Harabelerin kesin olarak Sagalassos kentine ait olduğunu ise 1824’te bir anıt üzerindeki bilgilerden yola çıkarak İngiliz bir rahip olan Francis Arundel belirlemiştir.Ayrıca kentin krokisini de yapmıştır.

Kentte 1884 yılına kadar birçok araştırmacı çalışmalar yapmıştır.Ancak geniş kapsamlı ilk çalışmalar bu tarihten itibaren yani 1884-1885 yılları arasında Polonyalı Kont Lanckoronski ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir.Çalışmalar Almanca iki ciltlik kitap halinde toplanır:”Städte Pamphyliens und Pisidiens” yani “Pamphylia ve Pisidia Şehirleri”.

Daha sonraki yıllarda kenti H.Rott (1906-Daha çok Hristiyanlık dönemi eserlerini incelemiştir.), İngiliz casus Gertrude Bell(1907),R.Paribeni ile P.Romanelli ve D. de Bernardi-Ferrero gibi isimler incelemeler yapmak üzere ziyaret etmiştir.

1972-74 yılları arasında Robert Fleisher ve ekibi özellikle Hellenistik Heroon(Kuzeybatı) üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırmıştır.Sagalassos ve Pisidia bölgesinin ilk sistemli araştırmaları Galler Üniversitesi’nden S.Mitchell başkanlığında ve Mark Waelkens’in(Leuven Katolik Üniversitesi) de dahil olduğu bir ekip “Pisidia Yüzey Araştırmaları” adıyla 1986-1989 yılları arasında yapmıştır.Çalışmaların düşünce ve taslağı 1982 yılına dayanmaktadır.

1989 yılında Burdur Müzesi ve Mark Waelkens başkanlığındaki ekip kurtarma kazıları gerçekleştirmiştir.Sagalassos’taki çalışmalar,1990 yılında ise Bakanlar Kurulu kararınca Mark Waelkens başkanlığında kazı projesi alanı olarak 2013 yılına kadar sürdürülmüştür.Daha sonra çalışmalara yine aynı üniversiteden (Leuven Katolik Üniversitesi) Belçikalı Jeroen Poblome devam etmiştir.

Marc Waelkens

Mark Waelkens

Jeroen Poblome

Jeroen Poblome

Önemli Mimari Yapılar

Hadrian Antoninus

Hadrian ve Antoninus Pius Tapınağı

Sagalassos, İmparator Hadrian döneminde(MS 117-138) Pisidia’nın resmi din merkezi ilan edilmişti.Aynı zamanda kente “Romalıların dostu ve müttefiki” ünvanının verilmesiyle İmparator Hadrian adına bir tapınak yapılmasına karar verilir.Yapımına İmparator Hadrian döneminde başlanan tapınak daha sonra gelecek olan Antoninus Pius döneminde(MS 138-161) bitirilebilmiştir.Kentin sadece en büyük değil en görkemli kutsal yapısı halini almıştır.

Tapınak MS 4.yy. sonuna kadar imparatorluk kutlamalarının merkezi haline gelir.Tapınağın önünde bulunan yaklaşık yetmiş metre uzunluğundaki avluda imparatorları,rahipleri,çeşitli etkinlikleri kazananları onurlandıran anıt ve heykeller yer alırdı.MS 4.-5.yy. ile başlayan Hristiyanlaşma süreci ile birlikte tapınak bir pikopos kilisesi haline dönüştürülmüştür.

Sütunlu Cadde

MS. 1.yy ortalarında yapılan Sütunlu Cadde Anadolu’da sıralı taş kaplı caddelerin ilk örneklerindendir.Cadde yaklaşık 300 m uzunluğunda ve 10 m genişliğindedir.

Caddede karşılıklı olarak kent sakinlerinin ihtiyaçlarını gideren dükkanlar bulunurdu.Ayrıca soylular için hizmetleri karşılığında çeşitli onursal heykeller yapılmıştır.

MS 4.yy’a kadar yapılan onarımlar sırasında yapılan iki heykel arasında özellikle Julianus Apostate-Dönek Julien(pagan inanışına ve mabetlere izin verdiği için bu lakap kullanılır) tekrar kentin bazı yöneticileri arasında pagan kültürünün korunduğunu göstermiştir.6.yy. a kadar cadde sürekli kullanılmış ve zaman zaman bakım yapılmıştır.

Odeon

Odeon

Kapalı bir tiyatro salonu özelliği taşıyan Odeon İmparator Augustos döneminde yapılmaya başlanmıştı.Yaklaşık 2 asır sonunda yapımı bitirilebilmiştir.

Odeon’un 2 bin kişilik yarım daire biçimli oditoryumu yani büyük salonu ve yaklaşık 50 metre uzunluğunda bir sahne binası vardır.Müzik,tiyatro,şiir,söyleşiler ve gösteriler burada düzenlenirdi.

Güney Kapısı ve Sur Duvarları

Güney Kapısı ve Sur Duvarları

Roma Dönemi’nden önce yapılmış güney giriş kapısı ve iki özgün kuleden oluşmuştur.Kentin daha sonraki dönemlerde büyümesi ve gelişmesiyle kuleler toplama taşlarla yeniden yapılır.(MS 7.yy.)Kuleler dönemin genellikle Arap istilalarına karşı kenti savunmak amacıyla yapılmıştır.

Dor Tapınağı

Dor Tapınağı

MÖ.50-25 yılları arasında olasılıkla tanrı Zeus’a adanmış Dor Tapınağı birçok Roma mimarisinde olduğu gibi podium üzerine kurulmuştur.Grek ve Roma mimarisinin karışımı olarak görülür.

İmparator Augustos döneminde tapınağa anıtsal giriş yapılır ve bulunduğu alanın çevresi duvarlarla çevrilir.Bugün duvarların bir kısmı halen ayaktadır.

Apollo Klarius Tapınağı

İmparator Augustos’un kendisini seçtiği ve koruduğunu düşündüğü tanrı Apollo Klarios’a adanmış tapınaktır.Sütunlu Cadde’nin sonunda Aşağı Agora’ya hakim bir tepe üzerine kurulmuştur.

İmparator Vespasianus döneminde (MS.69-79) tapınak resmi olarak hizmet vermeye başlamıştı.Hristiyanlığın MS.4.-5.yy.’da yaygınlaşması ve paganlığın etkisini kaybetmesiyle birlikte bazilikaya yani kiliseye dönüştürülmüştür.

Macellum

Macellum bir nevi lüks ürünlerin satıldığı pazar binası olarak yapılmıştı.Sagalassos’un varlıklı ailelerinin alabileceği mücevherler,müzik aletleri,cam,boynuzlardan yapılan dekoratif eşyalar gibi birçok lüks ürünün satıldığı düşünülmektedir.

Hadrian Çeşmesi

Hadrian Çeşmesi MS 129-132 yılları arasında ilk Roma şovalyesi Tiberius Cladius Piso’nun ölümünden sonra vasiyeti üzerine Aşağı Agora’nın hemen yukarısına inşa edilmiştir.Piso bu yapıyı İmparator Hadrian’a ithaf ederek yaptırmıştır.

Sagalassos’un yegane iki katlı anıtsal çeşmesi olan Hadrian Çeşmesi’nin yüksekliği 17 metredir.Yapı ‘Edikula Mimarisi’nin bir örneği olarak görülmektedir.(Edikula:Bir yapıda kapı, pencere ya da diğer açıklıkların sınırlarını vurgulayan çerçevedir. Klasik olarak bir alınlıkla iki kolondan oluşur).

Antoninler Çeşmesi

Antoninler Çeşmesi

Antoninler Çeşmesi Roma İmparatoru Marcus Aurelius döneminde (MS.160-180) Yukarı Agora’nın kuzeyinde genişliği 28 metre yüksekliği 9 metre olarak yapılmıştır.Olasılıkla bu çeşmeyi yaptıran kentin önemli kişilerinden Titus Flavius Severianus Neon ve eşidir.Yapımında yedi farklı renkte ve özellikte taşlar kullanılmış ve Afyon mermeri ile kaplanmıştır.

1998 yılında titizlikle yürütülen restorasyon çalışmlarından sonra çeşmeden 2010 yılından itibaren antik dönemdeki gibi tekrar su akmaya başlamıştır.Çeşmede birçok süsleme sanatına rastlamak mümkündür.Süslemeler genellikle su temasını işler ve şarap tanrısı Dionysos kültünü simgeler.Süslemelerin Antik Dünya’nın merkezi sayılabilecek olan Afrodisias kentinden buraya getirildiği düşünülmektedir.

Çeşme haznesi içinde Nemesis,Apollo,Asklepios ve Koronis gibi heykeller Hristiyanlığın yaygınlaşması ile ortadan kaldırılmıştır.Sadece Nemesis heykeline dokunulmaz ancak meydana gelen depremler sonucu ağır darbe almıştır.Çeşmede kopyaları bulunan heykellerin orjinalleri Burdur Müzesi’nde yer almaktadır.

Tiberius Kap S

Tiberius Kapısı

İmparator Tiberius zamanında Sütunlu Cadde’nin kuzeyinde (MS.14-37) yapılan bu kapı kent için sembolik bir anlam taşır.Sütunları üzerindeki süslemeler İmparator Augustos döneminin “altın yüzyıl” olarak ifade edildiği uzun barış sürecini temsil eder.Kapı MS 1.yy ortalarında meydana gelen depremle yıkılmış ancak kabaca olsa da onarımı yapılmıştır.

Severuslar Kapısı

Anıtsal kapı özelliği taşıyan Severuslar Kapısı olasılıkla Perslere karşı galip gelen Alexander Severus zamanında inşa edilmeye başlanmıştır(MS 220-235).Sagalassos’un ana caddesi ile Roma Hamamı’nın kesiştiği noktada bulunan bu kapı Sagalassos’ta yapılmış son görkemli anıttır.

Neon Kütüphanesi

Titus Flavius Severianus Neon tarafından ölen babası adına yaklaşık MS.120 yılında bir kütüphane yaptırılmıştır.Kütüphane Efes Antik Kenti’ndeki Celsus Kütüphanesi’ne çok benzer.Günümüze ulaşan en özgün yapısı arka duvarının alt kısımlarıdır.

Kütüphaneye sonradan eklenen mozaik taban ortasındaki panelde Truva Savaşı destanından bir sahne yer alır.Panelde Achilles Truva Savaşı’na gitmek üzere Yunanistan’dan ayrılırken annesi Thetis’e veda eder.

MS 4.yy. ile birlikte Hristiyanlaşan kent kütüphanedeki çok tanrılı yapıları tahrip etmiştir.Daha sonraki dönemde görülen depremlerin izleri bugün tabanında görülen yarıklardan anlaşılmaktadır.

Tiyatro

İmparator Hadrian tarafından Sagalassos kentini Pisidia Bölgesi’nin kültür merkezi haline gelmiştir. Bu durum kültürel etkinlikler için bir tiyatro yapılmasına zemin hazırlamıştır.Milattan sonra yaklaşık 120 yılında da tiyatro yapımına başlandığı düşünülmektedir.

Tiyatro kentin nüfusuna oranla kapasite bakımından büyük yapılmıştır.Kentin o dönem nüfusu yaklaşık 5 bin kişi olmasına rağmen tiyatro 9 bin kişiliktir.Arkeologlar tiyatroda gladyatör ve hayvan avları kapartmaları bulmuşlardır.Bu da çeşitli gösteriler dışında gladyatör dövüşlerinin de olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Kuzeybatı Heroon

Kuzeybatı Heroon İmparator Augustos döneminde hayırsever bir kent sakini için yapılmıştır.Bir podium üzerinde yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki yapı uzak mesafelerden de görülebilmekteydi.Yapı 2000-2010 yılları arasında yapılan çalışmalarla tekrar ayağa kaldırılmıştır.

Heroon’un podyumu üzerinde yaklaşık 1.2 metre yüksekliğinde bir friz yani süslü kabartmalar bulunur.Orjinal taşlar bugün Burdur Müzesi’nde sergilenmektedir.Segilenen kabartmada 14 kız gösterilmiştir.Bu süsleme tanrı Dionysos inancını simgelemektedir.

Diğer yapılarda olduğu gibi bu yapıda da görülen süslemeler Sagalassos halkının el işçiliğinde usta olduklarının bir kanıtıdır.

Neon
Tiyatro

Hamam

Sagalassos kentinde ilk hamam İmparator Augustos döneminde (MS 10-30) yapılmıştır.Yapılan bu hamam Anadolu’da bilinen Roma tarzı hamamların en eskisi niteliğini taşır.

Hamamda sıcaklık bakımından birbirinden farklı salonlar bulunmaktadır.Yapı bakımından İtalyan Campania bölgesindeki hamamlarla benzer özellikler gösterir.

İmparator Hadrian döneminde ise (MS.118-137) kente gelen ziyaretçiler için büyük bir hamam yapılması kararlaştırılır.Hamamın tamamlanması yarım asrı bulur.İmparatorluk hamamı yapı bakımından Sagalassos’un en büyük binası olmuştur.Yaklaşık 5 bin metrekare alanı kaplar.

İmparatorluk hamamı iki katlı,duvarları kesme taş örgülü ve salonları pahalı malzemeden yapılan süslemelerle donatılmıştı.Isıtma sistemi hipokaust yani Romalıların MS.1. yüzyılda kurdukları merkezi ısıtma sistemi ile sağlanırdı.Hamamın altında büyük bir ateş yakılır ve yayılan sıcak hava dalgası hamamın çeşitli boşluklarına yayılarak ısınmasını sağlardı.

MS 400 civarında hamam yenilenmiştir ve bazı salonları ziyafet salonlarına dönüştürülmüştür.İçerisinde çeşitli heykellerin de bulunduğu İmparatorluk hamamında Hristiyanlığın kabulünden sonra din uğruna ölenler için yemekler verilmiştir.

Sagalassos Antik Kenti Ziyaret Saatleri ve Ücret

Burdur Sagalassos Antik Kenti yaz dönemi 09.00-20.00 saatleri arasında,kış dönemi ise 08.30-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir.Giriş ücreti 14 TL olarak belirlenmiştir.Ayrıca öğretmen ve öğrencilere ücretsizdir.Daha fazla detay için burayı tıklayın.

Burdur Sagalassos Antik Kenti UNESCO Geçici Miras listesinde yer almaktadır.

Sagalassos Harita

Kaynakça:

  • Sagalassos Ziyaretçi Kılavuzu
  • https://burdur.ktb.gov.tr/TR-155349/sagalassos.html
  • http://www.tayproject.org/TAYages.fm$Retrieve?CagNo=5519&html=ages_detail_t.html&layout=web
  • http://dosim.kulturturizm.gov.tr/muze/78

Sıradaki içerik:

Burdur Sagalassos Antik Kenti